The Autopsy of Jane Doe Hakkında
The Autopsy of Jane Doe, 2016 yapımı, İngiliz sinemasının başarılı korku-gerilim filmlerinden biridir. Yönetmen koltuğunda André Øvredal'ın oturduğu film, adli tıp uzmanı baba Tommy (Brian Cox) ve oğlu Austin (Emile Hirsch) Tilden'ın hikayesini anlatır. İkili, küçük bir kasabanın morgunda çalışırken, polis tarafından getirilen kimliği belirsiz, güzel bir genç kadın cesedi (Olwen Catherine Kelly) üzerinde rutin bir otopsi yapmakla görevlendirilir. Ancak, işlemler ilerledikçe, cesette buldukları tıbbi tutarsızlıklar ve açıklanamayan bulgular, rutin bir geceyi kabusa dönüştürecek bir dizi ürkütücü ve doğaüstü olayın tetikleyicisi olur.
Filmin en güçlü yanı, sınırlı bir mekanda (morg) inşa ettiği gerilim atmosferidir. Görünürde hiçbir şey olmadan, yalnızca ses efektleri, karanlık ve karakterlerin artan paranoyalarıyla izleyiciyi gerilimin doruklarına taşımayı başarır. Brian Cox ve Emile Hirsch'ün performansları, karakterlerinin mesleki soğukkanlılıklarının yavaş yavaş çözülüşünü ve yerini saf korkuya bırakışını inandırıcı bir şekilde yansıtır. Olwen Catherine Kelly'nin cansız bedeni, ekran üzerinde rahatsız edici bir güzellik ve gizem yayar.
André Øvredal'ın yönetmenliği, korku unsurlarını kademeli olarak artırarak izleyiciyi sürekli tetikte tutar. Filmin senaryosu, tıbbi gerçeklikle doğaüstü korkuyu ustalıkla harmanlar ve 'Jane Doe'nun' sırrını en son ana kadar etkili bir şekilde saklar. 86 dakikalık süresi boyunca tempo hiç düşmez, sürükleyiciliğini korur. Klasik 'kapalı mekan korkusu' temasını modern ve zekice bir anlatımla sunan The Autopsy of Jane Doe, sadece jump-scare'lara dayanmayan, atmosferik ve psikolojik derinliği olan bir korku filmi arayanlar için mutlaka izlenmesi gereken bir yapımdır. Gizemini koruyan hikayesi ve tüyler ürpertici sonuyla izleyici üzerinde uzun süre etki bırakır.
Filmin en güçlü yanı, sınırlı bir mekanda (morg) inşa ettiği gerilim atmosferidir. Görünürde hiçbir şey olmadan, yalnızca ses efektleri, karanlık ve karakterlerin artan paranoyalarıyla izleyiciyi gerilimin doruklarına taşımayı başarır. Brian Cox ve Emile Hirsch'ün performansları, karakterlerinin mesleki soğukkanlılıklarının yavaş yavaş çözülüşünü ve yerini saf korkuya bırakışını inandırıcı bir şekilde yansıtır. Olwen Catherine Kelly'nin cansız bedeni, ekran üzerinde rahatsız edici bir güzellik ve gizem yayar.
André Øvredal'ın yönetmenliği, korku unsurlarını kademeli olarak artırarak izleyiciyi sürekli tetikte tutar. Filmin senaryosu, tıbbi gerçeklikle doğaüstü korkuyu ustalıkla harmanlar ve 'Jane Doe'nun' sırrını en son ana kadar etkili bir şekilde saklar. 86 dakikalık süresi boyunca tempo hiç düşmez, sürükleyiciliğini korur. Klasik 'kapalı mekan korkusu' temasını modern ve zekice bir anlatımla sunan The Autopsy of Jane Doe, sadece jump-scare'lara dayanmayan, atmosferik ve psikolojik derinliği olan bir korku filmi arayanlar için mutlaka izlenmesi gereken bir yapımdır. Gizemini koruyan hikayesi ve tüyler ürpertici sonuyla izleyici üzerinde uzun süre etki bırakır.


















