Hakkında Sinister
2012 yapımı Sinister, korku türüne taze bir soluk getiren ve izleyiciyi derinden sarsan bir başyapıt. Scott Derrickson'ın yönetmenliğini üstlendiği film, gerçek suç yazarlığı yapan Ellison Oswalt'ın (Ethan Hawke) hikayesini anlatıyor. Ailesiyle birlikte taşındığı yeni evin tavan arasında bir kutu Super 8 film bulan Ellison, bu görüntülerin aslında işlenmiş cinayetlere ait olduğunu fark eder. Her film, farklı ailelerin son anlarını kaydederken, ortak bir sembol ve ürkütücü bir figür dikkat çeker: Bughuul.
Ethan Hawke, merak ve obsesyon arasında gidip gelen, ailesini de tehlikeye atan bir karakteri son derece inandırıcı bir şekilde canlandırıyor. Performansı, filmin gerilimini en üst seviyeye taşıyor. Sinister'ın en güçlü yanlarından biri, jump scare'lara fazla bel bağlamak yerine, yavaş yavaş örülmüş bir psikolojik gerilim atmosferi yaratmasıdır. Bulunan o eski, sessiz filmlerin verdiği rahatsız edici his ve Christopher Young'ın unutulmaz müzikleri, izleyiciyi filmin sonuna kadar ekrana kilitlemeyi başarıyor.
Film, sadece doğaüstü korku ögeleri sunmakla kalmaz, aynı zamanda bir yazarın şöhret takıntısının ve ailevi sorumluluklarını ihmal etmesinin yıkıcı sonuçlarını da gözler önüne serer. Görsel estetiği, özellikle Super 8 sekanslarının kasıtlı olarak 'amateur' ve rahatsız edici tarzı, korkuyu somutlaştırır. Sinister, akılda kalıcı bir kötü karakter yaratmakla kalmaz, modern korku sinemasında 'evde bulunan esrarengiz görüntüler' alt türünün de öncülerinden biri olarak kabul görür. Gerilim dolu anları, sürükleyici hikayesi ve etkileyici oyunculukları ile Sinister, korku severlerin mutlaka izlemesi gereken bir film.
Ethan Hawke, merak ve obsesyon arasında gidip gelen, ailesini de tehlikeye atan bir karakteri son derece inandırıcı bir şekilde canlandırıyor. Performansı, filmin gerilimini en üst seviyeye taşıyor. Sinister'ın en güçlü yanlarından biri, jump scare'lara fazla bel bağlamak yerine, yavaş yavaş örülmüş bir psikolojik gerilim atmosferi yaratmasıdır. Bulunan o eski, sessiz filmlerin verdiği rahatsız edici his ve Christopher Young'ın unutulmaz müzikleri, izleyiciyi filmin sonuna kadar ekrana kilitlemeyi başarıyor.
Film, sadece doğaüstü korku ögeleri sunmakla kalmaz, aynı zamanda bir yazarın şöhret takıntısının ve ailevi sorumluluklarını ihmal etmesinin yıkıcı sonuçlarını da gözler önüne serer. Görsel estetiği, özellikle Super 8 sekanslarının kasıtlı olarak 'amateur' ve rahatsız edici tarzı, korkuyu somutlaştırır. Sinister, akılda kalıcı bir kötü karakter yaratmakla kalmaz, modern korku sinemasında 'evde bulunan esrarengiz görüntüler' alt türünün de öncülerinden biri olarak kabul görür. Gerilim dolu anları, sürükleyici hikayesi ve etkileyici oyunculukları ile Sinister, korku severlerin mutlaka izlemesi gereken bir film.


















