Hakkında Cronos
Guillermo del Toro'nun yönetmenlik koltuğuna oturduğu ilk film olan Cronos (1992), fantastik, korku ve dram unsurlarını ustalıkla harmanlayan bir başyapıt. Film, 16. yüzyılda bir simyacı tarafından yaratılan ve dört yüzyıl sonra antikacı Jesús Gris tarafından keşfedilen gizemli bir cihazın etrafında dönen hikayeyi anlatıyor. Bu cihaz, kullanıcısına ebedi gençlik ve yaşam vaat ederken, beraberinde karanlık bir bedel ve karşı konulmaz bir kan susuzluğu getiriyor.
Federico Luppi'nin canlandırdığı antikacı Jesús Gris, cihazın sırrını çözdükçe fiziksel ve ruhsal bir dönüşüm geçirir. Ron Perlman ise zengin ve hasta iş adamı De la Guardia'nın acımasız yeğeni Angel olarak unutulmaz bir kötü adam portresi çizer. Del Toro, bu filmde daha sonraki çalışmalarının da imzası haline gelecek olan gotik estetiği, sembolizmi ve insan doğasına dair derin sorgulamaları ilk kez perdeye yansıtıyor.
Cronos, sıradan bir canavar hikayesi olmanın çok ötesinde, ölümsüzlük arzusunun, açgözlülüğün ve insanlığın karanlık yüzünün şiirsel bir incelemesi. 94 dakikalık süresi boyunca izleyiciyi gerilim dolu bir atmosferin içine çeken film, özgün senaryosu ve görsel diliyle tür sinemasında bir dönüm noktası kabul ediliyor. Meksika sinemasının bu önemli eserini, del Toro hayranları ve farklı korku hikayeleri arayan herkes mutlaka izlemeli.
Federico Luppi'nin canlandırdığı antikacı Jesús Gris, cihazın sırrını çözdükçe fiziksel ve ruhsal bir dönüşüm geçirir. Ron Perlman ise zengin ve hasta iş adamı De la Guardia'nın acımasız yeğeni Angel olarak unutulmaz bir kötü adam portresi çizer. Del Toro, bu filmde daha sonraki çalışmalarının da imzası haline gelecek olan gotik estetiği, sembolizmi ve insan doğasına dair derin sorgulamaları ilk kez perdeye yansıtıyor.
Cronos, sıradan bir canavar hikayesi olmanın çok ötesinde, ölümsüzlük arzusunun, açgözlülüğün ve insanlığın karanlık yüzünün şiirsel bir incelemesi. 94 dakikalık süresi boyunca izleyiciyi gerilim dolu bir atmosferin içine çeken film, özgün senaryosu ve görsel diliyle tür sinemasında bir dönüm noktası kabul ediliyor. Meksika sinemasının bu önemli eserini, del Toro hayranları ve farklı korku hikayeleri arayan herkes mutlaka izlemeli.


















